Nedense hayata aynı gözlerle bakamıyorum artık. Ruhumdaki bu tahribat sadece aşka değil, her yere, her şeye ve herkese bakışımı değiştirdi.Acı değil burası! Acıyı geçtim. Sadece eskisi gibi değilim. Beni olduğum yerden çok fazla uzaklaştırdı neyse bu bana olan. Belki de beni hayata bağlayan, ne olursa olsun yine ayağa kalkmamı sağlayan her ne ise, ona olan inancımı sarstı. Nereye tutunuyorsam bir zamanlar artık oraya tutunamıyorum. Boşluktayım; ne düşüyorum, ne duruyorum. Belki de olduğum yer, olmam gereken yer!Boşluk işte…. Artık yaşadıklarım, yaşamadıklarımı yaşamama engel !

 

“Ölüm düşüncesi izliyor beni. Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum. Bunun belli bir nedeni yok. Yaşansa da olur, yaşanmasa da. Bir kaygı yalnız. Beni, kendimi öldürmeye iten bir kaygı. Karanlık bir gecenin geç vaktinde kalkıyorum. Herkes her geceki uykusunu uyuyor. Ev soğuk. Çok sessiz davranmaya özen gösteriyorum. Günlerdir biriktirdiğim ilaçları avuç avuç yutuyorum. Kusmamak için üstüne reçelli ekmek yiyiyorum. Genç bir kızım. Ölü gövdemin güzel görünmesi için gün boyu hazırlık yapıyorum. Sanki güzel bir ölü gövdeyle öç almak istediğim insanlar var. Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykırış! Küçük dünyanız sizin olsun. Bir haykırış! Sessizce yatağa dönüyorum. Ölümü ve yokluğu üzerine uzun süre düşünmeye zaman kalmıyor. Şimdi gözümün önündeki görüntüler renkli kırları andırıyor. Korkacak birşey yok. Kırlarda koşuyorum. Sanki bir deniz kentinde yaşamıyorum. Hep kırlar. Esintiyle birlikte eğilen otlar arasında bir başımayım. Birazdan ölüm beni alacak.“

Tezer Özlü

tezer özlü çocukluğumun soğuk geceleri Kitap Alıntıları ölüm

kelebenk:

Ağaç anlatabilir kendini yağmura, hiç değilse fısıldayabilir-bunu biliyorum.Kuş nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av, uçsa bir ömür boynunda vebal. 

Birhan Keskin